Zuhri'nin Uydurma Hadisleri

Zühri, Emeviler yararına, onların küfürcü politikalarına meşruiyet kazandırma yönünde veya Haşim oğulları aleyhinde hadisler uydurmuştur. Aşağıdaki birkaç örneğe dikkatinizi çekmek istiyoruz:
1- Zühri, İslam Peygamber’ine nispet vererek şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
“Üç mescit için yolculuk yükü tutunuz: Mescidü’l-Haram (Mekke’de), benim mescidim (Medine’de) ve Mescid-i Aksa, Mescid-i Aksa sizin için Mescidü’l-Haram hükmündedir.”([1])
Bu hadisi, Ehl-i Sünnet dünyasının üç büyük muhaddisi olan “Müslim”, “Ebu Davud” ve “Nesai” “Ebu Hüreyre” kanalıyla şöyle nakletmektedirler:
“Sadece üç mescit için yolculuk yükü tutunuz: Mescid-i Haram, benim şu mescidim ve Mescid-i Aksa.”([2]) Onların hiçbirisinde “O (Mescid-i Aksa), sizin için Mescid-i Haram hükmündedir” cümlesi yer almamıştır.
Bu hadisin bu eklemeyle “Abdülmelik”in emriyle Zühri tarafından uydurulduğu açıktır. Ve Zübeyroğlu Abdullah’ın Mekke yönetimini elinde bulundurduğu, Abdülmelik’in Şam’da iktidara gelip Zübeyr oğlu ile askeri ve siyasi savaş halinde oldukları döneme aittir. Şam halkı hacca gitmek istediklerinde birkaç gün Mekke’de kalmak zorunda idiler. Bu da Zübeyr oğlu Abdullah’ın, Abdülmelik aleyhine propaganda yapması için büyük bir fırsattı. Abdülmelik ise Şam halkının bu propagandanın etkisinde kalmalarını ve hilafet merkezinde meşruiyetinin yara almasını istemediği için hac ziyaretlerini durdurdu. Halkın; neden bizi vacip hac amelinden alıkoyuyorsun, diye şikayetleri üzerine Abdülmelik şu cevabı vermişti: İbni Şehab Zühri Peygamber’in şöyle buyurduğunu naklediyor: Sadece üç mescit için yolculuk yükü bağlayınız: Mescid-i Haram, benim mescidim ve Mescid-i Aksa. Mescid-i Aksa sizin için Mescid-i Haram hükmündedir. Ve Resulullah’ın Mi’rac’a gittiği gece ayağını bastığı bu taş Kâbe’nin yerini almaktadır.
Bunun üzerine Abdülmelik’in emriyle o taşın üzerine bir kubbe yapıldı, etrafından perdeler sarkıtıldı, hadimler tayin edildi ve halkın onu tavaf etmesi sağlandı. Bu gelenek Emevi dönemi boyunca devam etmekteydi.([3])
Böylece bu hadisin([4]) son cümlesinin uydurulma sebebinin, halkı, (Zübeyr oğlunun tasarrufunda bulunan) Allah’ın evine gitmekten caydırmak, onları Şam tebasından olan ve Abdülmelik’in tasarrufunda bulunan Filistin’e doğru sevketmek olduğu ve Zühri’nin bu şekilde Abdülmelik’in durumunu sağlamlaştırmak için çaba gösterdiği anlaşılmaktadır.
2- Zühri, halkın Mervan oğullarına duyduğu nefreti azaltmak ve İmam Zeynelâbidin (a.s)’ın onlara karşı tavrını farklı göstermek amacıyla, İmam Zeynelâbidin (a.s) hakkında şöyle diyordu: “Hüseyin oğlu Ali, ailesinin en orta hallisi (mu’tedili) ve onların içinden Mervan oğullarına en itaatkarı ve en çok sevilen idi!!”([5]) Halbuki Mervan oğullarının, Ali oğullarına karşı beslediği düşmanlık hiç kimseye kapalı değildi ve Ali ailesinin Mervan oğullarına duyduğu nefret herkesçe bilinmektedir. Binaenaleyh hiç kimse İmam Zeynelâbidin (a.s)’a atılan Mervan oğullarına itaatkar töhmetine inanmaz, kaldı ki en çok itaat eden olduğuna kesinlikle inanmazlar!
3- Zühri, Ayşe’nin şöyle söylediğini rivayet etmektedir:
“Bir gün Resulullah’ın yanında idim, bu sırada Abbas ve Ali’nin gelmekte olduklarını gördüm, Resulul­lah: Ey Ayşe! Bu iki kişi benim dinimden başka bir din üzere ölürler, buyurdu.”([6])
Bu hadisin, Mervan oğullarının hoşuna gitsin diye Ali’nin parlak azametini değersiz kılmak amacıyla uydurulduğu apaçık ortadadır. Aksi takdirde böyle bir hadisin doğru olacağına kim inanır? İşin ilginç yanı şudur ki; Zühri bu hadisi “Urvet b. Zübeyr” kanalıyla Ayşe’den rivayet etmektedir. Herkes de Ayşe’nin Ali’ye karşı ne kadar kin taşıdığını bilmektedir. Urve’nin de Peygamber ailesi düşmanlarından olduğunu bilmekteyiz. “İbni Ebi’l-Hadid”, onun da, Ebu Hureyre, Amr b. As ve Muğayre b. Şu’be gibi Muâviye’nin, Ali (a.s) aleyline hadis uydurmak için parayla satın aldıkları arasında olduğunu açıkça belirtmektedir.([7])
4. Zühri nakleder ki: Allah Resulü bir gün geceleyin Ali ile Fatıma’nın evine gitti. Kendilerine: Namaz kılmıyor musunuz? dedi. Ali: Yetkimiz Allah’ın elinedir, eğer o isterse bizi bu işe yönlendirir, deyince Resulullah bir şey söylemeden geri döndü. Bu sırada Ali, Resulullah’ın bacaklarına vurarak “İnsan her şeyden çok niza (sözlü kavga) eder”([8]) buyurduğunu duydu.([9])
O (Zühri), bu asılsız olayı uydurmakla Ali’nin Cebriye düşünceli ve kavga ehli birisi olduğunu vurgulamak istiyor. Oysa bu hadisin yalan olduğu her bakımdan öyle aşikardır ki, incelemeye bile gerek yoktur. Hayret! Nasıl olurda Kâbe’de doğup mihrapta şehit olan bir kimse namaz kılma hususunda peygamberle böyle tartışır!
5- Zühri, İmam Ali (a.s), dilinden şöyle bir olay nakletmektedir: Yaşlı bir devem vardı, Resulullah, Bedir savaşı ganimetlerinden bana pay olarak vermişti. Peygamberin kızı Fatıma ile evleneceğim zaman, “Beni Keyna” kabilesinden boya yapan birisiyle anlaştım, birlikte sahraya gidip “Ezhar” otu toplayacaktık, ben bu otları boya yapanlara satıp parasıyla, evlilik yemeği hazırlayacaktım. Bu amaçla develeri hazırlayıp semerlerini bağladık. Develeri ensardan bir kişinin evinin yanına yatırıp, çuval, iplik ve benzeri şeyleri arıyordum. Geri döndüğümde, develerin semerlerinin çözüldüğünü, karınlarının yarılarak ciğerlerinin dışarı çıkarıldığını görüm. Bu durum beni çok rahatsız etti. Bunu kim yaptı diye sorduğumda; “Abdülmuttalib oğlu Hamza” bunu yaptı, ensardan bir grupla birlikte şarap içiyor ve şarkıcı bir cariye kendilerine şarkı okuyorken Hamza dışarı çıkıp kılıcını çekerek develerin karnını yardı ve ciğerlerini dışarı çıkardı, dediler.
Ali diyor: Resulullah’ın yanına gittim, “Harise oğlu Zeyd”de yanındaydı. Peygamber benim bu rahatsızlığımı görünce, ne oldu, diye sordu. Ben: şimdiye kadar böyle kötü bir şey görmedim, Hamza benim develerimi o hale getirmiş, şimdi de birileriyle bir evde oturmuş şarap içmektedir, dedim.
Peygamber elbiselerini giyip yola koyuldu, ben ve Harise oğlu Zeyd’de peşinden gittik. Peygamber, Hamza’nın bulunduğu eve girip Hamza’yı kınamaya başladı. Hamza’nın sarhoş olduğunu ve gözlerinin kızardığını gördüm. Peygamberi baştan aşağı süzerek: Sizler benim babamın köleleri değil misiniz? dedi. Peygamber Hamza’nın sarhoş olduğunu görünce geri dönüp evden çıktı, biz de peşinden çıktık.([10])
Zühri böyle bir maskara uydurarak, Peygamberin Uhud’da cenazesine yetmiş kere namaz kıldığı, şehitlerin efendisi Hamza gibi azametli, şerafetli bir şahsiyeti; kayıtsız, şarap içen, saldırgan, serkeş, yaptıklarının hiçbir dini, ahlaki ölçüsü olmayan bir insan olarak göstermeye çalışıyor! Satılmış Zühri’nin bu tür alçakça töhmetler uydurmaktan maksadının Hamza’nın da bu tür pisliklere bulaşan Emeviler gibi birisi olduğunu göstermek ve patronu Emevilere suç ortağı yaratmak olduğu apaçık ortadadır!


([1])   Tarih-i Yakubi, İbni Vazih, C.3, S.8.
([2])  Sahih Müslim, Kahire Basımı, C.4, S.126 - Süneni Ebi Davud, Beyrut Baskısı, S.216 - Süneni Nesai, Beyrut Baskısı, C.2, S.37 ve 38.
([3])   İbni Vazih, aynı kaynak, C.3, S.8.
([4])   Hadisin tamamının doğruluğu bile tartışmalıdır.
([5])   İbni Sâd, aynı kaynak, C.5 S.215 - İbni Kesir, aynı kaynak, C.9, S.106.
([6])   Şerh-i Nehcü’l-Belağa, İbni Ebi’l-Hadid, C.4, S.63.
([7])   İbni Ebi’l-Hadid, aynı kaynak.
([8])   Kehf Suresi/54.
([9])   Sahih-i Buhari, Kahire Baskısı, C. 9, S:106 - Ecnibetü Mesaili Carullah, Seyyid Abdülhüseyin Şerefuddin, S.69 - Hilyetü’l-Evliya, Ebu Naim İsfehani, C.3, S.143.
([10]) Sahih-i Buhari, C.5 S.83 - Seyyid Şerefuddin, aynı kaynak, S.70 - Ebu Naim, aynı kaynak, C.3, S.144.

Google+ WhatsApp