Başörtüsü Bir Aksesuar Değildir!

Başörtüsü Bir Aksesuar Değildir!

 

BAŞÖRTÜSÜ BİR AKSESUAR DEĞİLDİR!

       Başörtüsü adı gibi bir örtünme aracıdır. Niye örtünüyoruz? Çünkü Allah (cc)Kur-an-ı Kerimde öyle emretmiştir, biz Müslümanlar da o emrin gereğini yerine getiriyoruz. Yani burada başörtüsüne çeşitli kılıflar hazırlamaya çalışılmamalı. Örtünmenin şeklini Âlimler belirler, onlar da Kur-an'dan hüküm çıkararak. Kur-an'dan hüküm çıkarmak da müçtehitlerin işidir, öyle herkes Kur-an ı Tefsir edemez. Yani burada başörtüsünü öyle değil de şöyle bağlasınlar o zaman, diye öyle her yerinden kalkan ehliyetsiz kişilerin bu konuda söz söyleme hakkı yoktur.
       Bıraksınlar da bunu din ile uğraşanlar karar versin. Bunu yaşayanlar inananlar nasıl amel edilmesi gerektiğini elbet daha iyi bilirler. Adamın işi demircidir, gelip kuaföre bu saç böyle kesilmez de şöyle kesilmesi lazım demesine benzer, yani sac ile saç'ı birbirine karıştırmamak lazım. Bir örnek daha verelim. Bir resmi dairedesiniz ya da bir okuldasınız, kravatınızı bağlarken yakadan on beş santim aşağıya sarkıtarak bir bağlayın bakalım ne oluyor. Hani ne fark eder kravat mı kravat işte ha öyle bağlamışsın ha böyle diyebiliyor musunuz? Hayır, bunu kesinlikle diyemezsiniz çünkü burada bir kanun ve nizam vardır bir yönetmelik vardır ve onun dışına çıkılmaz. Çıkan da olursa anında disipline verilir.
        Öyleyse bu başörtü meselesine gelelim. Buradaki kanun hüküm insanların değildir Yüce Yaratanındır. Bizler de Müslüman'ız Elhamdulillah. E o zaman bizler bir beşerin kanununa saygısızlık yapamaz iken nasıl oluyor da ilahi bir hükme yani Allah'ın kanununa saygısızlığı göze alıyoruz. Yoksa bizler Müslüman değimliyiz hâşâ. Buna da karşı gelirsek yine cezası vardır ve bu bir ilahi cezadır ki buradaki cezalara benzemez. Ne olursa olsun bu devletin bir din işleri bakanlığı vardır ve bunların din ve devlet işleri de ayrıdır, öyleyse bırakında bunlar kendi işlerini gereğini yapsın, siyasilerde kendi işlerinin gereğini yapsınlar. Benim bacımın başındaki bir metre bezle mi devleti meşgul ediyorsunuz?
   İnanın bu konuyu ısıtıp ısıtıp önlerine koymalarındaki maksat başka meseleleri unutturmak içindir. Milletimiz uyanık olmalı oyunlara gelmemelidir. Bu memleketimizi peşkeş çekmek isteyenlere de yine bu başındaki başörtüsü olan analarımız ve bacılarımız sahip çıkmıştır kurtuluş savaşında. 
Cephede oğlunun üzerine yağmur yağarken hasta oğlunu örtmeyip de oradaki mermiler ıslanmasın diye o hasta çocuğunun battaniyesi ile mermileri örten o başörtülü annelere minnet borçluyuz bizler. Burada bunlara ekstradan bir şeyler de talep eden yok ki talep etselerdi bile haklarıydı canlarımız feda onlara, o ayrı öz yerinde zaten onların böyle bir talebi de yok. Bırakın inançları gereğini yerine getirsinler. Yok, efendim bunların başörtüsü başörtü değil de türbandır, ya bırakın bu kelime oyunlarını. İkisinin de aynı şey olduğunu sizde biliyorsunuz bu ana bacılarımda gayet iyi biliyor. Bunları ayrı kefeye koyanlar Din nedir bilmeyen Din dendi mi tüyleri diken diken olan Dinsiz cahillerdir. Cahildir çünkü; din hakkında hiçbir bilgileri yok ve çıkıp din dersi vermeye çalışacak kadar da utanmazlardır bunlar.
       Kısacası, bırakın bacımın başörtüsünü de devleti kurtarın devleti. ABD'nin kucağına attınız koca Türk milletini utanın utanın. Siz bize bunun cevabını verin önce sonra kalkın Müslümanlığı tartışın. O mübarek insanların başını açmakla ne karnınız doyacak nede devleti kurtaracak, sadece bu oyalama taktiğinizle cepleriniz dolacak devletinde fatihasını okumak da yine o başörtülü beğenmediğiniz insanlara kalacak.
       Ama ben buna da inanıyorum ki, ne olursa olsun bir gün bu devletimize bir işgal söz konusu olursa yine o analarımız, bacılarımız, o inançlı başörtülü hanımefendiler, koruyacaktır bu aziz vatanını. Ooo tarihteki gibi, siz hiç merak etmeyin. Başörtüsünden öcü gibi bahseden o cahillere ithaf olunur…

Ercan ATAM
 

Google+ WhatsApp